Marché de Kairouan: Kayrevan pazarları
670 yılında kurulan Kayrevan (Kairouan), Tunus'un en önemli tarihî yerleşimlerinden biri. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan şehir; zengin tarihi, dinî önemi ve kendine özgü mimarisiyle tanınıyor.
Benim için elbette en büyük çekim noktalarından biri buranın pazarları: olduğu gibi duran, tamamen otantik, turistler için cilalanmış hiçbir yanı olmayan pazarlar. Buradaki hava seni doğrudan yerlilerin gündelik hayatının içine taşıyor; insanlar buraya yalnızca alışverişe değil, buluşmaya, sohbet etmeye ve haber alıp vermeye de geliyor. Pazarın her köşesi, hayatın yalnızca ihtiyaçlara ve geleneklere göre aktığı eski zamanlardan kalma bir sahneyi andırıyor.


Pazarda ziyaretçileri çok çeşitli taze malzeme bekliyor: meyve, sebze, baharat ve yöresel lezzetler.

Sokağın tam ortasında eti ustalıkla parçalayan bir kasaba denk gelmen işten bile değil; sırasını bekleyenler de bu ustalığı seyrediyor. Birkaç adım ötede, mis gibi kokan baharat tezgâhlarının arasında duvar ustaları harcı gene sokağın ortasında karıyor. Ortaya, gündelik hayatın telaşına karışan eşi benzeri olmayan bir koku çıkıyor.

Yöre çiftçileri hurma, nar, portakal, kabak ve patlıcan satıyor. Birçok Tunus tatlısının temel malzemesi olan hurma, mevsime göre farklı çeşit ve kalitelerde bulunuyor: taze ve sulu olanından kurusuna kadar.

Pazarda hazır yemek tezgâhları da var. Izgara balık ya da Tunus yemekleri yiyebilirsin: örneğin brik ya da fricassé.

Kayrevan pazarları medinanın kalbinden birkaç adım ötede; Place De Tunis'ten başlıyor, birçok sokaktan geçerek El Moez Ibn Badis Sokağı'na kadar uzanıyor.

Kayrevan'dakine benzer pazarlarda dolaşmak bende hep güçlü bir iz bırakıyor. Hiç değişmeden duruyorlar, süsü püsü yok; belki de yüzlerce yıl önce olduğu gibi kendi hayatlarını yaşıyorlar.
İşte böylelerine bayılıyorum.