Noy: eskiden Ararat adını taşıyan Ermeni brendisi
Erivan'da ünlü brendinin peşine düşenler genellikle Ararat'ın müzesine gider. O gün ben başka bir kapının önünde duruyordum: tabelada Yerevan Ararat Brandy-Wine-Vodka Factory yazıyordu, altında 1877, hepsinin üstünde de kocaman bir Noy. Hayır, yolumu şaşırmamıştım.
Noy (Ermenice: Նոյ), eski Erivan Kalesi'nin yerindeki mahzenlerde dinlenen, Erivan'ın ikinci büyük brendisidir; Ararat'la birlikte Ermeni mutfağında yüzü kızarmadan konyak denen ikiliyi oluşturur. Onu üreten şirket altmış yılı aşkın bir süre boyunca Ararat adını taşıdı; o adı kaybedince çok daha eski bir ada sarıldı. Nuh'un adına.

Noy 2002'ye kadar neden Ararat adını taşıyordu?
Noy, Nuh adının Ermenicedeki karşılığı. Yaratılış Kitabı'na göre gemisi Ağrı Dağı'na (Ararat) oturmuş, Nuh da tufandan sonra ilk iş olarak bağ dikmiş; bu anlatıya göre Ermeni şarap üretiminin tarihi suların çekildiği ana dayanıyor. Şirket Noy adını ancak 2002'de, fabrikayı iş insanı Gagik Tsarukyan satın alınca aldı; o zamana kadar mahzenlerinde dinlenen her şeyin adı sadece Ararat'tı. Ürüne bu adı Sovyet plancıları vermişti; dağın adı ise rakipte, bugün Fransızların elindeki Yerevan Brandy Company'de kaldı.
Bir şehirde iki şirket, bir de dağ; Noy'un giriş tabelasında hâlâ "Ararat" yazıyor, şişede artık yazmıyor. Oysa brendi Ermenistan'ın millî içkisi: Noy ile Ararat'ın yanı sıra küçük üreticiler de konyak damıtıyor, mesela Proşyan'da; Ermeni şarabı ya da nar şarabı kadar doğal bir biçimde Ermeni sofrasının bir parçası.

Bir kale, bir şarap üreticisi ve Paris'i kandıran tüccar
Fabrikanın üzerinde durduğu Erivan Kalesi'ni 16. yüzyılın başında Pers hükümdarları yaptırdı. Rehberler kalenin tarihini severek 591 yılına kadar geri götürür - oysa o dönemde Ermenistan Bizans ile Pers İmparatorluğu arasında bölünmüştü. Fabrikayı burada 1877'de tüccar Nerses Tairyan kurdu, önce yalnızca şarap için; onu Fransız usulü damıtmaya on yıl sonra kuzeni Vasili Tairov yönlendirdi, kendisi bağcılık uzmanı ve bir şarap dergisinin yayıncısıydı. Tairyan işletmeyi kısa sürede kiraya verdi, sonra da Rus tüccar Nikolay Şustov'a sattı; Şustov'un şirketi Rus İmparatorluğu'nun sert içki, şarap ve likör pazarının yaklaşık beşte dördünü elinde tutuyordu. Şustov satmayı biliyordu: 1901'de Paris'teki sergiye kökenini belirtmeden örnekler gönderdi, jüri Grand Prix'yi onlara verdi ve değerlendirdiği içkinin Kafkasya'dan geldiğini öğrenince istisna yapıp etikete konyak kelimesini yazmasına izin verdi. Aynı adama bağlanan bir hikâye daha var: iyi giyimli gençler restoranlarda yüksek sesle Şustov konyağı ister, mekânda bulunmayınca da alınmış gibi çıkıp giderlermiş. Sovyetler fabrikayı kamulaştırıp adını değiştirdi, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra fabrika bakımsız kaldı, 2002'de de Tsarukyan'ın Multi Group'u onu yeniden ayağa kaldırdı. Üç ad, aynı mahzenler.


Noy'da ne dinleniyor, tur nasıl geçiyor?
Fıçılara Armavir ovasında ve Vayots Dzor vadisinde yetişen beyaz üzümlerden damıtılan içki giriyor, gerisi beklemek. Classic serisi yedi yıllıktan yirmi yıllığa kadar satılıyor ve asıl hammadde tam da meşede geçen o süre: rengi de, yirmi yıllığın boğazı yakmamasını da üzüm değil fıçı sağlıyor. Tur müzede başlıyor; camekânın ardında eski şişeler, diplomalar ve hediyelik sürahiler duruyor, sonra mahzenlere iniyorsun ve tadım ancak orada başlıyor. İki seçenek arasından birini seçiyorsun: yalnızca tur ya da tadımlı tur - ikincisinde daha yüksek bir fiyata daha eski bir brendi, yanında da arşivden koleksiyonluk bir fortifiye şarap alıyorsun. Her tadımın yanında bir tabak taze ve kuru meyve ile bir şişe su geliyor, turlar İngilizce de yapılıyor ve önceden yer ayırtmakta fayda var - hafta sonları müze yalnızca cumartesi ve kısa bir süre açık.



Bir günde iki fabrika
Ararat'ı da Noy'u da Erivan'da aynı gün gezdim; birbirlerine çok yakınlar ve istesem de istemesem de karşılaştırdım (bkz. Erivan'da nerede ne yenir?). Ararat'ta Batılı sahibini hemen fark ediyorsun: etkileşimli ekranlarla dolu modern bir müze. Noy'da tur eski usul ilerliyor - rehber, mahzen, fıçı, elinde şişe. Noy'da en pahalı seçeneği, 15.000 AMD'lik (36 EUR) turu tercih ettim; yeraltında bana 1913 ve 1924 yıllarından fortifiye şaraplar koydular; yani daha önce Porto'da içtiğim gibi Porto şarabı tarzında bir içki. Yine de gerçeğini tercih ederdim. Brendi en sona kaldı: Classic 10 yıl, daha açık renkli ve keskin köşeli; Classic 20 yıl ise daha koyu, daha dolgun, kuru kayısılı ve beklediğimden uzun süren bir arka tatla. Bir daha gitsem ucuz tadımı seçerdim - pahalı olanın parası asıl arşiv şaraplarına gidiyor (onlar da beni Porto şarabının Porto'da içilmesi gerektiğine ikna etti).



Noy Factory